OSMANLI TÜRKÇESİ SÖZLÜĞÜ
add (A.) [ﻋﺪ] sayma, görme, değerlendirme, kabul etme.
KURAN’DA
Kıtmir bir köpekti. Eshab-ı kehfin köpeği idi. İstisna olarak Cennete gitti. Siz kim olduğunuza değil, kimlerle olduğunuza bakın.
Dünya için, dünyada kalacağın kadar, ahiret için, ahirette kalacağın kadar çalış! Allah’a, muhtaç olduğun kadar itaat et! Cehenneme dayanabileceğin kadar günah işle!
Duygular aracılığıyla insanları ikna etmek, olgularla ikna etmekten çok daha etkilidir.
“Düşünmek en zor işlerden biridir. Bu yüzden olsa gerek, çok az kişi düşünür.” Henry Ford
İnsanı hayvandan ayıran edeptir.
Arkadaş nedir? Seni Allah'ın razı olduğu işleri yapmaya teşvik eden kimsedir.
Demiri çürüten, kendi pası olduğu gibi, insanı Cehennemlik eden de kendi günahlarıdır.
Verilen emaneti yerine getirmek en üstün doğruluk sayılır. Hıyanet olarak da, en önde yalan gelir.
Sözün hayırlısı kısa ve yol gösterici olanıdır.
Güzel, şerefli bir hayat yaşa. Yaşlanıp geri baktığında ikinci bir defa tadını çıkarırsın.
Hain, emanete sahip çıkandır!..
Başarının sırrı sormaktır.
Ahmaklık, hatada ısrar etmektir.
Hata yaptığınızı çocuğunuza itiraf edemiyorsanız, güvenilirliğinizi zamanla kaybedersiniz. Çocuğunuzdan, hissetmediği şeyleri söylemesini beklemeyin.
MEFHAR-İ MEVCÛDÂT: Mahlûkâtın (yaratılmışların) övündüğü Muhammed aleyhisselâm. Mefhar-i mevcûdât efendimizin, güzel huylarınd...