Hz. Peygamber (s.a.s) bir hadislerinde, Yüce Allah’ın 99
isminden söz ederek bu isimleri sayan ve ezberleyen kimselerin cennete
gireceğini haber vermiştir (Buhârî, Da‘avât, 68; Tevhîd, 12; Müslim, Zikr, 2;
Tirmizî, Da‘avât, 82). Hadislerde geçen “saymak” (ihsâ) ve
“ezberlemek” (hıfz) ile maksat Allah’ı güzel isimleriyle tanımak ve O’na iman,
ibadet ve itaat etmektir.
Allah’ın isimleri 99 ile sınırlı olmayıp bunların dışında
başka isimleri de vardır. Söz konusu hadiste 99 sayısının zikredilmesi,
sınırlama anlamında değil, bu isimlerin Allah’ın en meşhur isimleri olması sebebiyledir.
Tirmizî ve İbn Mâce’nin rivayet ettikleri hadiste bu doksan
dokuz isim tek tek sayılmıştır (Tirmizî, Da‘avât, 87; İbn Mâce, Duâ, 10).
Bu isimler şunlardır:
Allah, Rahman (esirgeyen), Rahim (bağışlayan), Melik
(buyrukları tutulan), Kuddus (noksanlıklardan arınmış), Selam (yarattıklarını
selamette kılan), Mü’min (inananları güvenlikte kılan), Müheymin (hükmü altına
alan), Aziz (ulu, galip), Cebbar (dilediğini zorla yaptırma gücüne sahip olan),
Mütekebbir (yegâne büyük), Halik (yaratıcı), Bari (eksiksiz yaratan), Musavvir
(her şeye şekil veren), Gaffar (günahları örtücü, mağfireti bol), Kahhar (isyankârları
kahreden), Vehhab (karşılıksız veren), Rezzak (rızık veren), Fettah (hayır
kapılarını açan), Âlim (her şeyi bilen), Kabız (daraltma gücüne sahip, ruhları
kabzeden, can alan), Basıt (rızkı genişleten, ömürleri uzatan), Hafıd
(kafirleri alçaltan), Rafi` (müminleri yükselten), Muizz (yücelten, aziz
kılan), Müzill (değersiz kılan), Semi` (işiten), Basir (gören), Hakem
(hükmedici, iyiyi kötüden ayırt edici), Adl (adaletli), Latif (kullarına
lütfeden), Habir (her şeyden haberdar), Halim (yumuşaklık sahibi), Azim
(azametli olan), Gafur (çok affedici), Şekur (az amele bile çok sevap veren),
Ali (yüce, yüceltici), Kebir (büyük), Hafiz (koruyucu), Mugît (bedenlerin ve
ruhların gıdasını yaratıp veren), Hasib (hesaba çeken), Celil (yücelik
sıfatları bulunan), Kerim (çok cömert), Rakib (gözeten), Mücib (duaları kabul
eden), Vasi` (ilmi ve rahmeti geniş), Hakîm (hikmet sahibi), Vedud (müminleri
seven), Mecid (şerefi yüksek), Bais (öldükten sonra dirilten ve peygamber gönderen),
Şehid (her şeye şahit olan), Hak (hakkın kendisi), Vekil (kulların işlerini
yerine getiren), Kavi (güçlü, kuvvetli), Metin (güçlü, kudretli), Veli
(müminlere dost ve yardımcı), Hamid (övgüye layık), Muhsi (her şeyi sayan,
bilen), Mübdi‘ (her şeyi yokluktan çıkaran), Muid (öldürüp yeniden dirilten),
Muhyi (hayat veren, dirilten), Mümit (öldüren), Hayy (diri), Kayyum (her şeyi
ayakta tutan), Vacid (istediğini istediği anda bulan), Macid (şanı yüce ve
keremi çok), Vahid (bir), Samed (muhtaç olmayan), Kadir (kudret sahibi),
Muktedir (her şeye gücü yeten), Mukaddim (istediğini öne alan), Muahhir (geri
bırakan), Evvel (başlangıcı olmayan), Ahir (sonu olmayan),
Zahir (varlığı açık olan), Batın (zat ve mahiyeti gizli olan), Vali (sahip),
Müteali (noksanlıklardan yüce), Berr (iyiliği çok), Tevvab (tövbeleri kabul edici),
Müntakim (asilerden intikam alan), Afüvv (affedici), Rauf (şefkati çok),
Malikü’l-mülk (mülkün gerçek sahibi), Zü’l-celali ve’l-ikram (ululuk ve ikram
sahibi), Muksit (adaletli), Cami‘ (birbirine zıt şeyleri bir araya
getirebilen), Gani (zengin, kimseye muhtaç olmayan), Muğni ( dilediğini muhtaç
olmaktan kurtaran), Mani` (istediği şeylere engel olan), Darr (dilediğini
zarara sokan), Nafi` (dilediğine fayda veren), Nur (aydınlatan), Hadi (hidayete
erdiren), Bedi` (çok güzel yaratan), Baki (varlığı sürekli olan), Varis (mülkün
gerçek sahibi) Reşid (yol gösterici), Sabur (çok sabırlı).ْ,(çek sahibi Reşid
(yol gösterici), Sabur (çok sabırlı).
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder